13 Nisan 2014 Pazar

Çevirmen Anadili Dışındaki Dillere de Çeviri Yapabilir mi?

Çeviri, Çevirmen ve Anadil


Çevirmen olarak özellikle çeviriye ilk adım atıldığında anadile çeviri dışında öğrenilmiş diğer dillere de çeviri yapma eğilimi vardır. Genç çevirmenlerin gerek tecrübe eksikliği gerek çeviri bürolarının çaresizliği sonucu anadilleri dışındaki dillere çeviri yaptığını görürüz.

Peki bir kişi anadili olmayan bir dilde kendisini ne derecede başarılı bir şekilde ifade edebilir?

Anadil ve Yabancı Diller


Yurtdışında özellikle çeviri bürolarına başvuru yapan çevirmenlere sorulan iki soru vardır: Hangi kaynak dillerden çeviri yapıyorsunuz? Anadiliniz nedir?

Bu noktada özellikle yurtdışında profesyonel ve başarılı şirketlerin yalnızca anadilinize çeviri yapmanızı istediğini görüyoruz. Ben şu ana kadar hiçbir düzgün şirketin benden anadilim dışında bir dile çeviri yapmamı istediğini ya da bu konuda herhangi bir soru yönelttiğini görmedim. Ancak ülkemizde durum biraz daha farklı. Birçok genç çevirmen anadili dışındaki dillere de çeviri yapıyor, en azından şirketlerden bu şekilde teklifler alıyor. Bir kere bu işe başlayan çevirmen şirketten ya da müşteriden geribildirim almadığı sürece buna devam ediyor; hatta bu durum öyle ileri gidiyor ki çevirmen kendisini iki dile de tam anlamıyla hakim sanmaya başlıyor. 

Ben tecrübelerim sonunda anadilim dışında hiçbir dile çeviri yapmamaya karar verdim. Yabancı dili ne kadar iyi konuşursanız konuşun, bir noktada diliniz her zaman eksik kalıyor çünkü. Her zaman dilin altında steril bir yan oluyor. Benim en çok rahatsız olduğum da kendi dilini bile düzgün konuşamayan, bu dilde biraz olsun "edebiyat" yapamayan çevirmenlerin çok rahatlıkla yabancı dilde çeviri yapmaya bu kadar hevesli ve kendilerine ne yazık ki bu denli güveniyor olması. Peki onları bu denli özgüvenle dolduranlar kim?

Çeviri Büroları ve Denetim Eksikliği


Bu noktada çevirmenleri suçlamadan önce iğneyi önce çeviri bürolarına batırmak istiyorum. Ne yazık ki Türkiye'de uluslararası standartlarda çeviri yapan büro sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Geçtiği gün belki sektörde de ciddi değişimler olacak; sabırsızlıkla bekliyorum. 

Çeviri büroları kendilerini sanki her dile çeviri yapabiliyor gibi göstermeye bayılır. Websitelerine göz atın, her dilde, her alanda en profesyonel onlardır. Halbuki çeviri büroları İngilizce'ye profesyonel hukuk çevirilerini üniversite öğrencilerine paslayabilmektedir Türkiye'de. Denetim mekanizmaları da öyle zayıftır ki kimse olayın ne denli kötü sonuçlanabileceğini fark etmez. Müşteri aldığı metinle uluslararası bir ihaleye gidip rezil olmadığı sürece de aynı şirketten çeviri almaya devam eder; büro aynı metinleri aynı çevirmene göndermeyi sürdürür. Bu noktada Türkiye'de büyük hatalar yapılmaktadır ve durum bir an önce düzeltilmelidir.

Ancak tabii ki iğneyi oradan alıp biraz da çevirmene batırmak lazım. Ben bu noktada açıkça bir şey söylemek istemiyorum; sadece tüm çevirmen arkadaşlarımı bu konuda düşünmeye davet ediyorum. Biliyorum, hepiniz çok güzel İngilizce konuşuyorsunuz, Almanca'nız da çok iyi, Fransızca filmleri yalayıp yuttunuz. Ama yine de gelin biraz oturalım düşünelim, acaba o yazdığımız yabancı cümleler Çernobil'den çıkmış gibi durmuyor mu? Siz fark etmeseniz de fark edenler var. Nereden mi biliyorum? Çok basit. Bir kere yurtdışına çıkın, Türk kökenli arkadaşlarınızla tanışın ve onlarla biraz konuşun; yazışın. En güzel konuşanların bile yazarken eksikleri ikiye katlanıyor. En çok özen gösterenler bile iki cümlede bir hata yapıyor, akıcılık kayboluyor, garip bir şeyler oluyor. Bunun nedeni de çok açık: İnsan yalnızca anadilinde en iyi ifade edebiliyor kendisini. O yüzden "Bu romanı İngilizce yazdım" diyen yazarların kitabı önce aylarca redaksiyondan geçiyor. Dil nedense insanın egosunu doğrudan etkiliyor. Kabullenmek istemiyor insan yarım kaldığını. 

Ancak başarıyı yakalayabilmek için insan yalnızca bildiğini en doğru şekilde yapmalı. Kendini geliştirmeye çalışmak elbette ki büyük bir erdem. Ancak bunu verdiğiniz hizmet üzerinden ilerletmek bence büyük bir hata. 

Bu konuda farklı görüşler var, herkesin oturup düşünmesi ve doğru bir değerlendirme yapması lazım. İlginizi çekerse değerli çevirmenlerin bu konuda görüşlerini paylaştığı bir bağlantıyı buraya ekliyorum. Küçük araştırmalarla çok daha fazla kaynağa ulaşmak mümkün zaten.

Yorum Gönder